PARA MI HUZUR HUZUR MU PARA ???

Çok saçma bir soru gibi aslında, ama öyle değil.Bugün biri bana dediki sen parayla huzurlusun,ama bu söylerken benim huzursuzluğumun sebebinin geçim sıkıntısı faturalar biriken borçlar boşalan bir buz dolabı ve şuan calismadigi için eve gelmeyen para cebimizde kalan son ekmek parası olduğunu farkında bile değildi..Yani evet huzursuzluğumun sebebi ana fikre baktığında para ..Ama ben neden para yok para harcamamız lazım para çok önemli para şöyle para getirmiceksen sen söylesin yok para herşey gibi şeyler söylemedim.. Ödenmesi gerekenler var çocuğumuz var faturalar borçlar ve ev tik tak saat gibi tek tek gidiyor..Şuan beklediğin işten adımdan eminmisin korkuyorum diye belirttim..Çünkü ortada daha bir iş yok,patron var patroncuklar var birde hergun gidilen anlatılana göre 1 saat görüşüp kalan zamanı nerede ne yaptığı belli bile olmayan bir adam var.Ben soruyorum o daha günü belli değil diyor ..Ben soruyorum e adam belli değil madem diyelimki açılış 1 ay sürdü 1 ay maaş bekle 2 ay biz ne yapcaz diye soruyorum. Cevap alıcaksın paranı getiricem sana paranı oluyor..Bana derken ne alaka diyorum huzurum para için bozuluyormus benim ben paragöz olduğum için miş..Para olsaymis bu tartışma olmazmış..Tamam olmazdı tabi çünkü ben endişeleniyorum ama sana tartışacak birşey sormuyorum ki ama yok ben paragöz o dünya tatlısı ben kötü o iyi, ben cehennem, o cennet, ben berbat ,o harika oyuzden agzimla kuş tutsamda benim hakkımdaki her kötü düşüncesi aynı olucak degistiremem değişmez..

Yeter ama zoruma gidiyor yaşadıklarım , birde üstüne utanmadan sıkılmadan bu zamana kadar ona tek kötü söz söylememiş insanlara laf ediyor.. Gücüm kalbim nefesim tükendi bunca yıl hiç yorulmamisim gibi birde bu saçma sapan şeylere yoruluyorum..Peki gerçekten şimdi paragözluk mu bu..Bunca yıldır herşeye katlandim..Beni hiç oturmayacagim.bir eve getirdi olsuan burada yaşıyorum yuvam yaptım asla oturmam dediğim yeri..Çocuğumu tek başıma büyütüyorum çünkü o hep yok hiç yok hep yoğun hep çalışıyor ..Herşeye tek başıma koşuyorum hasta bile olmaya hakkım yok gibi hissediyorum çünkü tek başımayım niye çünkü o çok yoğun çok çalışıyor hep çalışıyor .Peki kim sormaz bukadar yanlı kalıyorum hep tek başımayım tek laf etmiyorum herşeye razı geliyorum ama yeter artık bu para sıkıntısı madem bukadar yüzünü göremiyorum yoğunluk yüzünden çok işten diye..Hep maddi sıkıntıya giricez hem de onu goremicez adaletmi bu..parasını vermiyorsa neden onca fedakarlık var..Sonra çıkınca işten yine ben suçlu oluyorum …Heee bu arada ben dedim diyede çıkmıyor haaa..Kendi yediremedigi için çıkıyor..

Hani derler ya beş kuruş parasız diye..Heh işte tamda öyle oluyor 5 kuru parasiz pulsuz bı çocuk la işsiz kalıyor..Tamam iyi hoş ben idare ederim şükür Şükür Rabbime Dolap dolu aş da var kasıkta gerisi teferruat..Ama faturalar borçlar borçlar borçlar ve asla yemek yemeyen oğlumuz nolucak..(kendi istedikleri mi yiyor sadece ) yani şimdi bunca şeyde 1 hafta hiç bişey sormadım eee 2. Hafta bitiyor yinemi sormayayim..Napalim aç mı kalalım tamam ben iş bakım sen çocuk bak onada başımla beraber hayat müşterek sıkıntı yok..Ama ozamanda gurur yaparsın dimi…Ama bana hakaret ederken hiç gurur yapmıyorsun erkekliğin adamligin gözümde kuculuyorda küçülüyor ama senin gururun bir gram vicdanın bir gram oynamıyor noluyor ben paragöz sen maadur.Ben paraci sen bitmiş adam.Ben huzursuz sen mazlum .Ama öyle olmadığını aslında ikimizde çok iyi biliyoruz dimi..Keşke erkek olsaydım karımın ellerini çiçek gibi öper yüzünü gul gibi koklar ağzından çıkan her kelimeye kelebek ucuyormus gibi izler ve dinlerdim ..Ozaman o karşındaki kadının sana karşı değil senin yanında ürkerek korkarak sana sığınarak yanında durduğunu herşeye rağmen yanında olduğunu anlayan bir erkek olurdum…

Senin gibi ağzımdan çıkan her cümlede kelimede bir cehennem közü arayacagima ..Önce gözlerine bakar nekadar yorgun olduğunu anlamaya çalışır sonra onu dinlerdim..Sadece yazıklar olsun…

Hangimiz Düşmedik

Yorgunum isyancıyım biraz şu sıralar..Sanki düşmüş kalkamiyorum.Stres eve kapanmış olmamiz hayallerimizin hep yarım kalması insanların hayatımla ilgili hep çok konuşması beni sırayla üst üste bine bine düşürdü sanırım.

Hem cok desteğe ihtiyacımın olduğu,hemde hiç ihtiyaç hissetmedigim bir andayım.Kisacasi kafası karışık durumlardayım.İste tam bu noktada kendimi motive ettiğim tek bir söz var “Hangimiz Düşmedik” bana çok iyi geliyor bu dünyada böyle hisseden birilerinin olabileceğini düşünmek ..Çok isterdim hepsine tek tek ulaşmayı birbirimize anlatarak iyilesmeye çalışmayı,el ele verip yapamam kelimesini hayatımızdan çıkartmayı..Aslında mutsu değilim sadece yorgun hissediyorum.Buda benim omuzlarımı düşürüyor..

Bide katlanamiyorum herkesin hayatında yaptığım yapmadığım herşeyle ilgili bı fikri olmasına katlanamiyorum.Fikrini söylemek yerine bana neyin var nasılsın ben burdayım denilmesini tercih ederim.. Çocukluğumdan beri okadar yoruldum ki hep eleştirilen yaptığı hiç birşey beğenilmeyen başarısızlıkları da ömür boyu unutturulmayan kişi halinde oldum..Mesela ben birşey beğenip denediğimde kimsenin umrunda olmuyorken aynı şeyi onlar denediğinde ben bunu daha önce yapmıştım desemde okadar görülmüyor ki yapılanlar yokmuşum gibi aaaaa hiç hatırlamıyorum oluyor..

Hep sev dediler sevdim saygı göster dediler gosterdim edepli ahlaklı ol dediler oldun ..Oku dediler geç te olsa onuda yapmaya çabalıyorum..Birtek şeyi dinlemedim sus dediler ama aslaa susmadim…Şimdi ise ben susmak istiyorum sizler zorluyorsunuz..Bir bakış bazen çok şey anlatır öyle bir bakıştır ki gözleri asla unutmazsin ..3 bakışı unutmuyorum 3 ude ömrüm boyunca örnek aldığım kişiye ait..3 ude küçümseyici lanet okur gibi pislik der gibi bencil bakan aynı bakış .. Okadar yoruyorki o bakış beni bunu kizarakta belli etsem konusarakta belli etsem anlaşılmıyor..Katlanamiyorum..

İçimden söylediklerim o an..Çok uzgunum senin hayal ettiğin güzellikte hayal ettiğin statü de hayal ettiğin fizikte hayal ettiğin sakinlikle sayginlikta olmadığım icin..Ama aile olmak neydi neyse öyle yargılamadan sevmekti..Çok uzgunum buna inanıp tutulup kaldığım için..Senin gözünde iyi bir insan olamadigim için…Daha doğrusu istediğin insan olamadigim için …Ama birşeyi unutmamak lazım biz bizi buyutenleri yansitiriz…

NERESİ YANLIŞ NERESİ DOĞRU

Herşeyin hep kötü gittiği bir dönem düşünün hiç birşey yolunda gitmiyor ..Kaybettiklerimiz geri gelmiyor ve içinizi öyle korkular sarıyor ki bu korkuların bütün benliğimizi sardığını..Evet gülümsüyor hayata devam ediyoruz , ama ederken içerde kopan fırtınayı taarruzu görmüyor kimse..Bu sebeple belkide bukadar hırçınız.Yani belki ben oyuzden bukadar yorgun ve hırçınım..Yada beklentimi hep yüksek te tuttuğum için bilmiyorum …Çünkü kendimden hep okadar eminim ki ben zor an da hep ordayım ..Karşı taraftanda beklentim bu sebepten yüksek ..Peki ya en değerli sayılanlar hayatınızı zorlastiriyorsa ozaman bunun adı ne.İste bunu anlamlandiramiyorum, kendimi anlatmaya çalışmak beni yoruyor,peki neden kendimi anlatmaya çalışıyorum ne gerek var ki diyorum çünkü bana göre okadar anlamsız ki.insanlar kendilerini okadar onemsiyor okadar yukarda görüyor sonuç bedelini ben oduyorum..Çünkü kendini görmekten farkında bile değil benim seninle ilgili bir eleştiri bir ego bir kötü düşünce yapacak bir zamanım yok gücüm yok ..Ben kendi içimde dünyayla savaşıyorum neden seninle savasayim..Kimsenin hayatına karismiyorum hep banane beni ilgilendirmez diyorum..Ama son da yine ben o hayata karışmış gibi görünüyorum ..Bukadar basit mi birini kırmak üzmek ve baskı yapmak.Sen istemiyorsun diye beni uzebiliyorsun ama neden bukadar acımasız..Sessiz de kalmıyorum aslında..Ne yapmam gerekiyor yalan la mi yaklasman gerekiyor..Ozaman doğru mu olucam..

İşte aanlamıyorum anlamakta istemiyorum çünkü gerçekten beni tırmalayan bir sürü şey var Ken bunlarla uğraşmak istemiyorum..Herkes kötüyse ben kötü olmak zorunda değilim ama beni buna doğru itiyor hayat ..Kendime kızıyorum salaksın kızım salak al yine oldu işte daha hayat sana bunu nasıl göstermesi lazim ne yapsın seni köprüden tutup atsinmi görmen için..Ama yok ben hala inatla savaşıyorum sevginin güvenin dostluğun bağlılığın inancın ahlakın bu hayatı düzene sokacagina ve bu hayatta hep umudun olabileceğine inanıyorum inatla koşuyorum..Niye yapıyorum bunu kendime yapma işte boşver boşver boşver ..Değer vermek mi verme salak ne veriyorsun..Eşin ailen dostların görüyorsun işte illaki en olmadık anda bir tırmık atıyor suratına …Attırma salak niye yapıyorsun biye doğru sandığının yanlış olduğunu kabul etmiyorsun .. Çünkü salaksın..

Artık anlıyorum evet doğru bildiğim ve bildiklerim yanlış.Yanlis bildiğim ve bildiklerim dogru..

Yani demem o ki bu hayatta acımasız hayasız nefret dolu umutsuz umarsız güvensiz sevgisiz saygısız yasamalisin doğru olan bu ..Ben yanlış taraftayim olmam gereken tam da bu..

KAYIP VERİYORUZ AMA DEVAM EDİYORUZ

Nasıl da devam edebiliyoruz dimi? Kaybediyoruz , kaybediyoruz sürekli kaybediyoruz ..Hayatımızdan gidiyorlar. İncecik bir çizgiye bağlıyız ve ölüm diye bir gerçek var..Her kayipta bundan öte acı yok diyoruz ama hayat bize daha kötüsünü yaşatıyor . Bukadar aciya nasıl dayaniriz diyoruz ama bır bakmisiz ki hayata tutunmaya yaşamaya nefes almaya çoktan başlamışız..2 ay içinde 2 amcam..Peş peşe 2 acı ..Bu aileye bu acı fazla dedik ..Ama biliyoruz ki büyüdükçe hayat önümüze daha acısını cikarticak..Şimdi bişey sormak istiyorum Daha kötüsünü daha acısını yaşayacağımızı bile bile nasıl mutlu olabiliyoruz..Yaşadığımız hayat ozaman bizim değil. Biz acı çekmek istemiyoruz ki..Heee evet sınav sınav sınav..Çok ağır geliyor ve bu sınavlar ..Rabbimden gelen herşeye razıyım ..Hep Allahım acıyı da veren sensin hayatida aldığım nefeside yurudugum yoluda veren sensin ..Gücüne hürmetine binlerce kez şükürler olsun diyenlerdenim.Her seferinde binada şükür diyenlerdenim.Ama acı ağır geldikçe artık mutlu olduğum her an her zaman dilimi beni yormaya başladım.Zaten bu mutluluğunda sonunda illaki birgün yine bir telefon calicak kapı calicak kötü bir haber gelicek ve ben yine dizlerimin ustune çöküp mutluluğun sonunu bütün damarlarıma serumla alır gibi izlemek zorunda kalıcam..Okadar yorumdumki guldugum her an anlamsız gelmeye başladı..En anlamsizida insanların yaptığı kötülükler ..5 saniye sonra ne olacağını bilmediğin bir hayat yolculuğunda beyin kavgasini veriyorsun ? Gerçekten merak ediyorum…

Şimdi diceksiniz ki bu kadın ne sacmaliyor..Ben sacmalamiyorum sadece artık korkuyorum ..Ailem evladım eşim arkadaşlarım sevdiklerim için yine birgün gozyasi dokecegimi bilmek beni korkutuyor .Evet bilemeyiz ama sonuçta ölüm gerçeğini biliyoruz..Şuan gülümseme sardı yüzümü ..Ulan anksiyete sarmış beynini ne konuşuyorsun salak salak dedim kendi kendime 😆 Ama işte birşeyleri farkında olmak onun değişeceği anlamına gelmiyor .Neyse sonuç yine ben yorgun ve kaybetmiş hissediyorum..

Tek temennim önce rabbine siginmak..Sonra ailem…

Ben yaşadığım beyin tramvasiyla kendimi başbaşa bırakıyor ve köşeme çekiliyorum . Size anlık anksiyete bozukluğu yaşattığım için hiç üzgün değilim 😎

ANNELİKTE SINIFTA KALDIM

Neydi annelik vurmadan bagirmadan kizmadan buyutmekmi ? Yoksa hepimiz patlama anlarında bağırıp kızıp yada hafif vuruyormuyuz? Vurmanın hafifi varmı? Kimine göre kime göre ? Ben nasıl anneyim ..Ona daha iyi annelik yapmak için kendimi oğluma adadım ..Eğitimler verdim ona öğretmek için okudum izledim arastirdim uyguladım..3 yaşında olmasına rağmen okadar duzgun bir Türkçeyle konusuyorki herkes taktir ediyor..Ben çabalarımin ganimetini oğlumda hep gördüm ..İyi ugrasmisim uğraşıyorum dedim..Onunla daha ilgili olmabilmek için kurslara yazıldım eğitimler aldım hala alıyorum..

Ama …..

Ah işte o ama .. Bazen okadar çok tahammülum bitiyorki ..anlık sinirle vuruyorum totosuna bitane vuruyorum koluna bitane..Devamı yok tabiki yok ..Ama eşim vurdugumda yada kizdigimda basit bı bagirmamda bana tepki gösterdiğinde 2 katını yapasim geliyor..Eşimin bana yaptığı baskı beni çocuğuma zarar verme iç gudusune itiyor..

Tabiki bu icguduyle savastigim için bile kendimden nefret ediyorum.Eeeee peki hangisiyim ben iyi annemi kötü annemi …Lanetliyorum kendimi ANNELİKTE sınıfta kaldin kızım nasıl kadınsın diyorum kendimi cezalandiriyorum..Ama bir yandan okadar boğuldum okadar yoruldum ki ..

Doğduğundan beri hep zor du benim bal oğlum ..oolsun ben dayandım gücüm yetti dedim hep ..Ama …..

Ah işte bak yine bir ama ..İlaç veririm hasta olduğunda ,ilacı içmiyor zorla veriyorum diye kavga ederiz..Fizyolojok serum veririm burnuna ben çocuğuma işkence yapıyor olurum..Pekmez veririm az yiyor güçlensin kuvvetlensin diye..Çocuğu ağlayarak icirdigim için lanet edilirim..Bu böyle tam 3 buçuk yıldır di di di di diye devam edebilirim..Böyle devam ede ede öyle bir hal aldikki..Oğlum babası yokken benimle iletişimi çok kuvvetli asla kızmıyorum bağırmiyorum zaten bende öyle herşeye bağıran biri değilim..değildim…

Ama 1 buçuk yıla yakindir..Babasi kapıdan girdiği an bana hırçınlık yapıyor bana vuruyor satasiyor canımı yakıyor..2 kere burnum kırıldı sandım açıdan kivrandigimi bilirim..artık tahammülüm kalmıyor kalmadı..Pedegoga gidelim diyorum çocuktur deniliyor..Ama ben tükendim sen hep evdeyken böyle bu çocuk senin yüzünden böyle dedigimde ..bukez bütün suç bana yıkılıyor..

Nerde yanlış yaptım anneliktemi koca secmektemi..

ANNELİKTE mi sınıfta kaldım yoksa eş secmektemi..Kafamdaki soruları bilseniz içimdeki duygulari bilseniz nasıl delirmedin dersiniz..Bugün artık öyle bir duruma geldim ki yeter dedim atla köprüden bitsin gitsin ..Gece 3 çıktım evden gücüm kalmadı yeter bitsin artık bu baskı ..çocuk için bana yaptığın baskı beni bitirdi ..

Atladım taksiye herhangi ilk köprüye gidicem..Sonra korku sardı içimi annemin kapısında indim oturdum sadece oturdum..Ne annemin ziline basabiliyordum ne de geri donebiliyordum..Sonra geldi özür dileri beni anladığını söyledi..Peki beni anlaması için benim bukadar yipranmam gerekirmiydi..Bukadar iyi bir adam nasıl bu hale gelebiliyordu çocuk söz konusu olduğunda..

Ben kötü bir annemiyim niye bana böyle yapıyorsun dediğimde hayır sen gördüğüm en iyi annesin diyebiliyorken..Nasil bu hale geliyor…

Yok ama ben anladım ben ANNELİKTE sınıfta kaldim..Ot bir anne olup eline akşama kadae tablet verip acıktım dediğinde önüne yemek koyup 2 günde 1 üstünü değiştirip haftada 1 yıkayan annelerden olmaliymisim demekki..

Böyle olmadığım için mi bukadar yoruldum..Oglum yormadi ama babası yordu..

Çok mükemmel olmaya çalıştıkça ben o daha fazlasını bekledi hep benden..O bekledi diye yapmadım ben oğlum için zaten yapmak zorundaydim..Anneyim dimi sonuçta..Dünyanın en güzel hazinesine sahibim..Evlat..tabiki yapicam..Ama baskı gördükçe sorgulamaya başladım hangisi doğruydu..Millet çocuğu uyku düzeni 1 gün bozuldu diye çocuğu dovmekten beter ederken ben 2 gün uykusu kalsamda bikere ses etmedim..Ondan gelen herşeye hep razı geldim..Şimdi nerde hata yaptığımı sorguluyorum ..Evet ben nerde hata yaptım..

Neden ANNELİKTE sınıfta kaldim…

CORONA “covid19”

Hani cümlelerin kelimelerin bittiği anlar vardır ya, iste ben tam da oradayım.Herkezin ağzında aynı cümleler aynı kendini kandırmacalar.Taktir rabbimin, kaderimizde varsa zaten öleceğiz.Yok efendim zaten her an ne olabileceğini bilmeden yaşıyorduk ne fark eder yine aynı yaşıyoruz.Arkadaşım bende biliyorum takdir rabbimin, ama takdir rabbimin deyipte hiç birimiz balkonlardan atlamıyoruz.Sonucta nezaman öleceğim zaten belli değil deyipte hiç birimiz birbirimizi öldürmüyoruz. Taktir rabbimin deyipte bugün yarin ölürüm belki deyipte en basiti sağ sola bakmadan karşıdan karşıyada geçmiyoruz.. Bırakın bu takdir rabbimin tatavalarını.Sizler takdir rabbimin diye diye sokaklarda her gezdiğinizde virüs kapma riski taşıyorsunuz.Sizler her taktir rabbimin diye sokaklarda önlem almadan gezdiğinizde,taşıyıcıysan eğer öğün en az 500 kişi öldürüyorsunuz.Her dokunduğunuz, çarpıştığınız,sohbet ettiğiniz,belki öksürdüğünüz an yanından geçtiğiniz,aynı ortamda bulunduğunuz insanlara, eşyalara bulastirdiginiz her yerde katil oluyorsunuz.Çünkü sizin bulastırdıklarınız aynı gün sizden daha fazla insana,eşyaya bulaştırıcak.

Rabbimizin kudretine bahanelerinizi sığdırmaya çalışmayın..Rabbimin takdirine dua ederek,ona inanarak,bunları bizlere yaşatan da o kurtarıcak olanda o diyerek sığdırmaya çalışın. Ama hiç birşey yapmadan oturarak değil,çaba göster emek ver sen yap karşılığını ozaman rabbimin takdirine bırak.Yapma cahillik zamanı değil,tek derdimiz sokağa çıkma yasağı değil.Bunu kullanarak farklı yönlere çekistirmenin ne anlamı var.Sen kendi yasağını kendin yap.Calismak zorunda olanların %80 ‘ ni bu yasağı istemiyor.Neden mi çünkü virüsten ölmese açlıktan ölücek.Senin kenarda olan birikmişin seni en az 1 sene ac bırakmayacak olan birikmişin, ki bazıları 50 sene çalışmasa aç kalmayacak.Sendeki güç herkeste yok.Korkuyoruz evimizde çocuğumuz aç kalırsa diye.Güvenmiyoruz devlete,çünkü daha kredi ödemelerini, faturaları bile ertelemeyen devlet babamı bakıcak diye.Simdi bir çoğunuz çıkıp diyeceksiniz ki ertelendi.Bizzat ben bu ay kredi borcumu çatır çatır ödedim.3 gün önce kesme ihbarnamesi gelen elektrik faturamı da çatır çatır ödedim.Yani fasa fiso…

Demem o ki yapmayın,sadece birlik olmak yeter.Markete mi gidiyorsun ara tanıdığın insanları liste iste bugün ben çıkıyorum boşuna sizlerde çıkmayın ben alayım de.Yarın oda saba sorucak kardeşim dışarı çıkmak zorundayım eksiğin var mı diye.Yasli,çocuklu,hamile evden çıkamayan imkanı olmayana koş uzaktan mesafeni koruyarak sor ihtiyacı var mı?Yarın sen düştüğünde onlarda soracak.Bak el birliği oldu sanatçılarımız, fakiri ac bırakmıyor koşmaya çalışıyor, varsa sen de koş 1 boğaz doyurmuşsun çok mu, yarın o boğaz seni kurtaracak belkide.Ihtiyac dışında çıkma, ise gidenlere saydıracağına destek ol moral ver. Mesafeni koru mesela dibime dibime girme.

Sadece aramızdaki mesafelere rağmen el birliği olmayı becerebiliriz,buna inan bunu yap.İste şimdi rabbimin takdirine sığınabilirim. Şimdi utanmadan sağlık,güneş,bahar dileyebilirim..

Rabbim hepimizi korusun.SAĞLIKLI KALALIM EVDE KALALIM

MUTLU MUSUN? MUTSUZ MU?

Okadar ciddi bir soru ki aslında,basit bir soru gibi gelebilir ama, içine biraz girildiğinde bu soruyu cevaplayan %80 kadın erkek çocuk farketmez yalan söylüyordur.

Peki neden mi böyle düşünüyorum? Koşullar,yaşadıklarım,gördüklerim,birazda hislerime olan inancım,birde insanları çok izlerim elimde olmadan bilinçsiz.Kötü bir niyetten veya meraktan değil aslında,bir ortamdayken sohbet halindeyken birden insanların mimiklerini duygularını davranışlarını izlediğimi farkediyorum..Saçma evet biliyorum ama çocukluğumdan beri var bu huyum.Neyse galiba çok düşünüyorum buyüzden ilerde herhal de alzaymır olurum diye de düşünmüyor değilim. Bak işte yine düşünüyorum.Haksızmıyım ama, yapılan haksızlıklar,arada kaldığım sorunlar, kocam,oğlum,ailem,dostlarım,dostçuklarım,arkamdan konuşan çingene karakterli komşular,akraba adı altındaki vampirler, daha sayabilirim. Hiç biri bitmiyor.Düsün düşün düşün yoruluyorum..Birkac gündür okadar mutsuzum ki,insanlara mutluymuş gibi davranmak çok yoruyor,okadaaaar çok değer veriyorsunuz ve karşılığını alamıyorsunuz ya o an ben yıkılıyorum.Karsılık derken menfaat degil AŞK,SEVGİ,GÜVEN mesela benim güvendiğim dağlara çoktan kar yağdı,omuzlar çoktan çekildi,sırtımı dayandığım o sırt artık yok.Ya sevgi ?Elini tutarken titrerdi ellerim şimdi titremiyor,kıyamazdım artık kinim engel oluyor,ben ağlarsam dayanamazdı mesela simdi karşımda gülüyor , nefret eder gibi bakıyor, Sarılmıyor mesela,koklamıyor adeta çiçek koklar gibi, bende uzak kaldım bıkkınlık yorgunluk ve artık pes ediş..Aşk konusunu açmıyorum bile..Yok karşımda dev gibi duran yürekli o adam artık..O gitti başkası geldi .

Peki ya diğerleri? Arkandan vuranlar, menfaati için yanımda olanlar,arkamdan konuşanlar, yanlız bırakanlar, sürekli ben ben bencil olanlar,ukalalar,asalaklarve dahası dahası..Bukadar mutsuz faktörlerin içindeyken nasıl mutluyum diyebiliyorlar..Ben sizin soyleyemediklerinizi söylüyorum..Sizlerin mutluyum derken altında yatan mutsuzluklarinizı anlatıyorum..Tabi bende bunların içerisindeyim..Tek birşey hariç..!

Oğlum…..Mutluluğun resmi,sesi,kokusu,eli,kolu,gözü..herşeyi…Benim altında tek bir yalan olmadan söyleyebildigim tek mutluluğum oğlum..

Peki ya sizin?

AKSİLİK BENİM ADIM OLMALI

Bir anda ters dönüyor hayatımın akışı. Mesela elimi attığım doğruyken anında yanlışa dönüşüveriyor. Hayatım çok yolunda dediğim anda anında kötü şeyler oluyor.. Çok basit bir örnek tam şunu aldık bunu aldık diyoruz oh çekiyoruz , bi yol çizelim birseyler yapalım diyoruz,hoop birde bakıyoruz koskoca televizyon kırılıyor peşine telefon kırılıyor ne bilim bilgisayar bozuluyor..Sonra umutlarım tükeniyor sinirleniyorum bağırıyorum sessiz kalamıyorum. Hatta sinirimi malesefki hayat arkadaşımdan eşimden çıkarıyorum, artık alıştı idare ediyor allahtan.Neyse bunlar olurken kendime soruyorum neden bukadar aksilik üst üste gelir ki? Mesela şuan telefonumdan zor yazıyorum, neden mi? Çünkü telefonum kırıldı yaptırdım ve yapmak yerine bozmayı tercih eden birine denk geldiğim için telefonun yarışı yok.Çift ekran yaparak kullanıyorum yazdıklarımı görebilmek için..

Hadi bunlar bir yana.Ben herkesin herşeyine koşan biriyim, elimden geldiği kadar.Ama insanlardan birşey isteyemem..Istemek zorunda kaldıysam yada öyle bir hataya düşmüşsem yerin dibinin dibine girerim. Benim bu huyunu genel olarak beni gerçekten tanıyan insanlar bilir..Ben tenezzül edip senden birşey istemişim, önce bi dersin ki hayret sonra ya olmaz şimdi hayır demek manyak bu bunalır sıkılır dersin yinede o an işinde olsa yaparsın..Ben buna hatır derim..

Çünkü ben olsam öyle yaparım..Sonra aksilik terslik devam eder ya illaki çocuk azıtır o gün ne bilim bunaltır ve her kafadan bi ses çıkar.O an çıldırma noktasına geliyorum biliyorsun hala neden laf laf laf konuşuyorsun..Hadi onuda geçtim ben senin otunu bokunu çekmişken benim 2 saatlik bunalımın neden fazla geliyor..Neyim lan ben it muamelesi yapar gibi herkesin borusu bana ötüyor..

Çünkü ben yine haddinden fazla yüz verdim..

Çünkü ben yine haddinden fazla elimdekini verdim…

Çünkü ben yine haddinden fazla sevdim….

Çünkü ben yine haddinden fazla iyi niyetliyim ..

Halbuki kararlıydım. Kötü olabilmek için.

Ama yine iyilik kaybetti, ben kaybettim..

BEN BUGÜN BIRKEZ DAHA GÜVEN ŞEVKAT DUYGUMU KAYBETTİM..

YETİŞEMİYORUM

Kendime,eşime,oğluma,aileme,dostlarıma,evime hatta kendime YETİŞEMİYORUM..Teyzem bazen çok kızıyor hiç durmuyorsun oturmuyorsun işin hiç bitmiyor tüketiyorsun kendini diye.İlk zamanlar saçma geliyordu ama sonra farkettimki sürekli hareket halinde olmama rağmen bitmiyor yetişmiyor. Oğlumla geçirdim zaman mesela yetmiyor.Yani kendimi verimsiz yetersiz hissettiriyor yetmeyen zaman.Buda benim zamana yetişemediğimi gösteriyor.Evde oturup ayaklarımı uzatıp kitap okuyamıyorum çünkü zaman yetmiyor.Sonra oğlumla bugün şunu yapacağım diyorum işler bitmiyor,bittiğinde de ya ben bitik halde oluyorum yada zaman bitiyor.Sonuç yine yetişemiyorum.

Hayran kalıyorum herşeye yetişebilen kadınlara.Acaba onlarında kendilerini eksik hissettiği anlar oluyor mu? Mesela her sabah erken güne başlayıp yürüyüş yapan çocuğuyla spor yapan hatta bide çalışan evden veya biyere bağlı kariyer sahibi.Çalışmasına rağmen evi düzeni temiz olan ve yine hatta çocuğunuda kendi büyüten bide 2.çocuğu da yapmaya cesareti olan kadınlar. Siz gerçekmisiniz? Yoksa görünmeyen tarafı farklı mı? Soruyorum çünkü çok kıskanıyorum 😊

Ben geceleri bazen yorgunluktan uyuyamıyorum siz nasıl yaşıyorsunuz sırrınızı öğrenmek istiyorum 😤 Ben oğlumun peşinde koşmaktan bazen aynaya bakmayı unutuyorum. ♥️♥️ Hani okul dönemi öğretirlerdi soru çözerken zamanı kullanmanın yollarını kurallarını.Acaba onun gibi bende kurallar koysam yetişebilir miyim? MERAK MERAK MERAK konusu benim için..

Neyse velhasıl kelâm uzun lafın kısası sizi seviyorum ama kıskanıyorum. Ben neden hep yorgunum ve neden yetişemiyorum..

4*4LÜK ANNEMİYİM

Oğlum düştüğünde,hastalandığında,üzüldüğünde ben ben olmaktan çıkıyorum.Biliyorum biraz fazla panik bir anneyim ama bunu değiştiremiyorum.Mesela birgün birlikte oyun oynarken benim yüzümden düştü ve kaşı yarıldı,ben panik bir şekilde neresine ne oldu diye bile bakamadan gözünü kanlar içinde gördüğüm için avazım çıktığı kadar bağırarak komşularımdan yardım istedim..Sonra kanı temizleyip baktılar ki kaşı yarılmış gözünde hiç birşey yok.O an yere yığıldım kaldım,gücümün tükendiği bir andı.Tabiki ben yinede hastaneye götürdüm..Ama asla unutamayacağım korkularımdan sadece biri.Yine bir gün cips yerken boğuldu normalde arada olurdu ben panik te olsam çıkartırdık ..Bu sefer çıkmadı..Oğlum ellerimde resmen mosmor morardı..Ben yine feryat figan komşularıma koştum.Sağolsun bilincli bir abimiz kurtardı.Ozaman anladım ki benim panikligimde korkularımda bilinçsiz olmam dı.Şimdi elimden geldiği kadar okuyup izleyip bazı yöntemleri ogrenmeye çalışıyorum.

Dün yine ufak bir kaza atlattık..Gece uyumayan bir oğlum var..Babası uyurken uyandırdı oynamak için,üstünü tükürükleriyle ıslatmiş (şu sıralar ağzıyla baloncuk yapıyor da) bende üstünü çıkarttım ve içeri kıyafet almaya gittim..Bir kiyamet koptu ama ben küt sesiyle ağlama sesini duyunca kendimden geçtim zaten.Babasından kaçmaya çalışırken yataktan düş birde kapinin kenarina kafasını vur..

Oğlum normalde az birseye hemen ağlamaz. Yani ağlasada uzun sürmez ..Okadar çok ağladıki artık kelimeleri söyleyemez hale geldi.2 buçuk yaşında güzel cümle kurabilen bir çocuk .Ama o an kekeler gibi tıkanmaya başladı. Başım çok ağrıyor gibi cümleler kuruyor yarım yamalak.Bizde tabi tedirgin olduk sabah 5.10 gibi düştü 5.30 gibi biz hastanedeydik..Hemen tomografiye gönderdiler..Benim avcumu doldurucak büyüklükte şişti ve ateş gibiydi kafası. Zorluklada olsa tomografiyi çektirdik. 15dakika sonra doktorun yanına gittim oğlum ve eşim arabada bekliyorlar.Rapor çıkmamış ama görüntü var. Görüntüsüne baktı bi panik oldu acil bölümünde asılı olan dr listesi ve yanında numaraları var.Ordan beyin cerrahı aradı, ama karşısındaki açmadı..Sonra bana döndü galiba kırık var hemen müşadeye getirin dedi ben radyoloji uzmanindan acil raporu isteyeceğim dedi.

Ben tabi arabaya nasil koştum o cami yumruklar gibi aç kapıyı diye eşime nasıl seslendim hatırlamıyorum bile,eşimin söylediği bunlar.Tabi biz doktorun yanına gittik gözler yaşlı. Sonra dr elinde raporla,tamam kırık yok tomografi cektirirken kımıldamış ondan görüntü öyleymiş rapor temiz dedi.O an yine ogün ki gibi bütün gücüm tükendi.Bize 2 buçuk saat burdasınız diyor ama ben hala eminmisiniz diye soruyorum kac kere sorduğumu bilmiyorum bile.

Şükürler olsun ki hiç bir problem çıkmadan beyin cerrahı ninda onayıyla hastaneden çıktık evimize geldik..Rabbim bütün çocuklarımızı korusun..Hasta çocuklarımıza şifa versin.Anneleri babaları çocuklarıyla sınamasın..

Velhasıl kelâm. Dün birkez daha anladim ki asla 4*4 lük olamıyoruz ..Ama biliyorum ki sevgimi 4*4lük veriyorum..Seni çok seviyorum oğlum ..İYİKİ ANNEYIM.